İlk Söz

Bir dönemecin eşindeyiz. Sadece toplumsal değil, bireysel bazda da süreç aynı.

Ne kendimizi "eskiden olduğumuz halimizle" görüyor, ne de bir başkasına eskiden baktığımız yerden bakıyoruz.

İçimizde, bizden önce karar alan başka bir benin farkındalığındayız. Şu an bize düşen, bu kararı bilinçli yanımızla uygulamak.

Içimizdeki ben, bir şeylerin artık kırıldığının ve çözülmeye başladığının farkında.

Evet, pek bir cesaretimiz olmayabilir. “Ya ben ne yapıyorum" da diyebiliriz. Ancak, bu şaşkınlık eski benliğimize bir veda tadında..

Eski sen olmuş olsaydın şu an bunu yapamıyor olabilirdin. Bununla beraber şu an ne eski senin alışkanlıkları seni bir yere götürebilir, ne de sen onu artık taşıyabilirsin.

Aynı hissetmediğin, aynı bakmadığın, aynı düşünmediğin yerde, aynı da kalamazdın.

Korkma! Bu halini daha çok seveceksin. Bu halin sana daha iyi hissettirecek.

Çünkü artık kendi sınırlarının da, diğerlerinin fütursuzluklarının da farkındasın.

Çünkü artık kendi değerinin de, diğerlerinin değersizleştirme çabalarının da farkındasın.

Çünkü artık destek olunmakla, manipüle edilmenin ayrımındasın.

Çünkü artık tek başına huzurlu olmakla, kalabalıklar içinde yalnız kalmanın ayrımındasın.

Korkma! Bu halini daha çok seveceksin. Bu halin sana çok iyi gelecek..

Önceki
Önceki

Hatice’nin Topuk Sesi